17.08.2026
Yıllar önce Almanya başta olmak üzere Batı Avrupa ülkelerine gidenlerin gittikleri ülkelerde bu kadar uzun soluklu olacakları, hatta yerleşip kalacakları düşünülmedi. Zaten ilk gidenlerin evli ve çocuklu olanları dahi tek başlarına çıktılar bu ekmek yolculuğuna ve bekar işçi yurtlarında yaşadılar bir süre.
Yaklaşık on yıl geçti biraz da göç alan ülkelerin desteklediği politikalar ile önce hanımları geldi, sonra çocukları ve ardından Batı Avrupa ülke doğumlu yeni yeni çocuklar doğdu. Ama 1980'lerin sonuna kadar hep geri dönme duygusu ile geçti yıllar.
19.05.2026
Önceki ''Ankara Hasanoğlan Köy Enstitüsü ve 70’li yılların idealist gençleri!'' başlıklı yazımda Köy Enstitüleri'nin kapatılmasının üzerinden yaklaşık çeyrek asır geçtikten sonra; 1978 yılının Gençlik ve Spor Bakanı Yüksel Çakmur tarafından uygulamaya konan ve yaz tatillerinde gençlerin çaşışarak, üreterek ülkesine katkıda bulunduğu ‘’Toplumsal Kalkınmada Gençlik Projesi’’ ni ve benim bu projeye katılım sürecini anlatmıştım.
30.04.2026
40’lı yıllarda Türkiye’de kurulan Köy Enstitüleri, öğretmenlere, görev yapacakları köylerdeki çeşitli sorunlara çözüm üretmeleri ve köyün üretkenliğini artırmaları için gereken teorik ve uygulamalı eğitimi sağlamak amacını taşımaktaydı. Köy Enstitüsü Projesi, kent ve köy yaşamı arasındaki fırsat eşitsizliğinin önüne geçmeyi hedefleyen halkçı ideolojinin bir parçasıydı. Bir başka deyişle Köy Enstitüleri, yeni kurulmuş olan Türkiye Cumhuriyeti’nin milli kültürünü yaratmak ve yaygınlaştırmak için bir araç olarak düşünülmekteydi.
06.01.2026
Venezuela’dan alınacak ders var mıdır bilemem, çünkü artık ders alma zamanı çoktan geçti!
Küreselleşme ile malların ve hizmetlerin önündeki tüm engeller kaldırılmıştı! Böylelikle kürede bir süre sahte bir cennet yaratıldı. Bunun bedeli hemen ardından çevre sorunları, gelir dağılımındaki adaletsizlik ve savaşlar olarak geldi.
21. Yüzyılın ilk çeyreğinin büyük bölümü böyle geçti. Ahlaksızlığın, yolsuzluğun, kara paranın, terör eylemleri ve katliamların doğal karşılandığı; toplum bilimcilerin çürüme dedikleri yeni bir düzen oluşturuldu.
19.07.2025
Türkiye'de ve Avrupa'da yaşayan insanlarımızın sıkça kullandıkları '' hayatımı yazsam roman olurdu'' sözü aslında bir deyişten çok fazla anlam içermekte. Eğer yazılsa veya kayda alınsa herkesin hayatı bir roman olabilirdi. Hatta kurgulanmış edebi eserlerin yanında gerçekliği ile daha da etkili bir çalışma olurdu.
14.06.2025
Savaş, soykırım ve çatışma bölgelerinde saldırılara maruz kalan toplumlarda kadınlar, çocuklar, yaşlılar ve engelliler bozulan düzenden diğer gruplara göre çok daha fazla olumsuz etkilenmekteler.
20.05.2025
Müzik dünyasının bas bariton sesi Attila Atasoy 1972 yılında şarkıcı olarak kitlelerle buluştu ama asıl şöhreti 1975 yılında katıldığı Eurovision Türkiye Finallerinde kalan "Dilenci" adlı şarkısı ile yakaladı. 1975 yılında dönemin tanınmış dergisi HEY onu "yılın ümit veren" sanatçısı seçti. Attila Atasoy yetmişli yılların ikinci yarısında ardı ardına hit plaklar yayınladı. 1975 yılının hit olan şarkılarından olan "Haberler'' in nakarat bölümünde;
''Söyle şimdi nasıl haberler haberler
İyi mi kötü mü haberler haberler ''
03.05.2025
Daha iyi bir dünya için tren bileti!
Öyle bir tren hiç olmadı! Olsun diyenleri de yok ettiler!
Gözlerini kan bürümüş bir avuç seçilmiş(!); Orta Doğunun, Afrika’nın kara gözlü çocuklarını,
Asyanın çekik gözlü çocuklarını, Avrupa’nın mavi gözlü çocuklarını ya katletti ya da gözleri yaşlı yetim veya öksüz bıraktı!
Çocukların laneti çöktü kürenin üzerine! Lanetle dönen kürede “daha iyi bir Dünya yok” dediler çocuklara!
28.03.2025
Birkaç ay önce andım Almanya'daki 35. yılımı.
Cahit Sıtkı Tarancı “Otuz Beş Yaş” şiirinde ömrün 35. yaşını ömrün ortası olarak tasvir ediyordu. Halbuki ben Almanya'ya geldiğimde otuz yaşındaydım ve bıyıklarım da vardı.
Cahit Sıtkı’nın şiirinden söz edip, ''Otuz Beş Yaş'’ı kısaca hatırlatmadan olmaz!
Ne diyordu şair;
''Yaş otuz beş! yolun yarısı eder.
Dante gibi ortasındayız ömrün.
Delikanlı çağımızdaki cevher,
Yalvarmak, yakarmak nafile bugün,
Gözünün yaşına bakmadan gider.''
22.03.2025
Yazılı ve görsel medya küreselleşmeyle birlikte hem teknolojik hem de içerik olarak önemli değişiklikler gösterdi. Teknolojik değişim, dijitalleşmenin gelişimi ile her yıl artarak devam etmekte ve kağıt gazeteler neredeyse tarihe karışmak üzeredir. Görsel ve işitsel araçlar ise televizyon ve klasik radyo kanallarından farklı ortamlar üzerinden sunulur ve takip edilir duruma gelmiştir.