11.06.2026
Ortalıkta ana muhalefet partisi odaklı siyaseti tartışılır hale getiren, sanki bu siyaseti iptal ettirme girişimi yapıldığını çağrıştıran bir manzara var!
Böylesi geçmişte yaşanmadı.
Yalnızca içinde bulunduğumuz sürece yansıyan bir olay; bugünlere özgü!
***
Aslında ülkemizde, geçmişte birilerinin siyaset yapmasının yasaklanması uygulamaları ile de sıkça karşılaştık.
08.06.2026
Rahmi Koç'un anlattığı, sonrasındaki tepkilerle gündem olan ve doğrusu beni hiç güldürmeyen fıkra, birden bire ülkenin en ücra köşelerine kadar her yerde konuşulur oldu.
96 yaşındaki holding patronu, , anlaşılan servetinden dolayı ömrü boyunca ağzının içine bakılıp en tatsız esprilerine bile gülünen birisi olmuştu.(Paranın gözü kör olsun!)
03.06.2026
Son günlerde “hain” sözcüğü dillerden düşmez, kulaklardan silinmez oldu.
Hain diye emanete ihanet edene, sadakatsizlik yapana, nankörlere, kendisini sevenlere iyi görünüp arkalarından iş çevirene deniyor.
Savaşta düşmanla iş birliği yapana da vatan haini sıfatı uygun görülmüş.
Her halde bir kimseye yüklenen hain sıfatı, binde bir gerçeklik payı olsa bile çok ağır.
Hainlikle suçlanan normal bir insanı, eğer çok küçük bir vicdan kırıntısı varsa uyutmayacak, utançtan yerin dibine geçirecek kadar ağır.
29.05.2026
İlginç günler yaşıyoruz doğrusu.
Belki de yüzlerce yıllık tarih boyunca dünyanın pek çok yerinde görülmemiş ve görülmeyecek olan şaşırtıcı, kolay kolay akıl almayacak günler.
Bu günlerde, bundan üç yıl kadar önce seçmenlerin yüzde 48’ini alan bir ‘adayın” yarattığı genel hayal kırıklığı var.
Hala o yüzde 48’i cebinde mi sanıyor bilmiyorum ama, ona oy veren seçmenler aynı kanıda değil.
Tam tersine, inanamazlıkla, öfkeyle, tepkiyle ve kendisine yönelik mutlak red duygularıyla dolular.
21.05.2026
Rasim Ozan Kütahyalı, yasadışı bahis oynama ve kara para aklama gibi iddialarla tutuklandı.
Kendisi, yıllardan beri iktidarın “en sıkı savunucularından” biri olduğunu söylüyor, FETÖ’nün en saldırgan dönemlerinde mağdur edilen insanlara saldıran üslubuyla
tanınıyordu.
Ancak, ilginçtir ki, tutuklanması, neredeyse ülke çapında adeta sevinçle karşılanan bir “birlik-beraberlik iklimi” yarattı!
13.05.2026
Türkiye’de çok partili hayata geçildiğinden beri siyasi partilerin “seçilmiş” temsilcilerinin transfer yapmaları kamuoyu tarafından hoş karşılanmaz!
Hoş karşılanmaz da, çok partili hayata geçişin temelinde, tek partinin uzun süre milletvekilliği, bakanlık hatta başbakanlık yapan mensuplarının oluşturdukları ve “Dörtlü Takrir” ile duyurdukları fraksiyonu başka bir partiye dönüştürmeleri yatar.
01.05.2026
1 Mayıs İşçinin Emekçinin Bayramı bağzıları dışında herkese kutlu olsun!
O “bağzıları” kim olduklarını iyi bilirler doğrusu !
Kimin adına hareket ettiklerini de iyi bilirler!
1 Mayıslar bütün dünyada işçi bayramı olarak kutlanırken , bizdeki “azılı komünistler” zinhar kutlayamasın diye asırlık bayramın adını bahar bayramı yapmışlar, o günlerde işçilerin toplu halde çalıştığı fabrikaları, üniversiteden ilk okula tüm okulları baharı kutlasınlar diye tatil etmişlerdi.
29.04.2026
Mine Kırıkkanat, Kılıçdaroğlu’na yönelik kullandığı “Kılıç artığı kripto” sözü üzerine, başta CHP Genel Başkanından olmak üzere çok büyük tepkiler gelmesinden sonra özür diledi:
“Kusura bakmayın, valla ben bu lafın katliamlarla ilgili olduğunu bilmiyordum, yalnızca Kılıçdaroğlu’nun soyadına gönderme yaptım!” gibi bir şeyler söyledi.
Ancak ip kopmuştu bir kere; kamuoyu önünde söylenen ya da yazılan bir sözcük, bazen umulmayan yerlere gider, öyle kolayca “pardon” deyip geri alınamazdı !
17.04.2026
İnsanın aklı almıyor!
Kimi zaman, “yok canım, böyle şeyler olsa olsa Amerika’da olur. Kim bilir hangi eyaletin hangi kentinde bu saldırılar gerçekleşmiştir!” diye düşünmek istiyorsunuz!
Zira, uzun yıllarınızı Amerika’da silaha ulaşmanın ve o silahla akla gelmeyecek cinayetler işlemenin ne kadar kolay olduğunu duyarak geçirmişsinizdir.
Oysa, hafızamızı şöyle bir yoklayınca, Türkiye’de de silaha ulaşmanın tam 39 yıl önce kolaylaştırıldığını, bu konuda büyük tartışmalar yaşandığını anımsıyoruz.
10.04.2026
Tarihler , Büyük İskender diye anılan Makedonyalı hükümdarın ilk “cihangir” ya da dünya fatihi olduğunu yazar.
Buna göre, dünyayı fethetme arzusuna kapılan İskender, Makedonya’dan çıkıp eski Yunan illerini önüne geleni yenerek ele geçirdikten sonra -bizim o zamanlar henüz ayak basmadığımız- Anadolu’ya geçmiş.
Frigyalıların Polatlı’ya kadar egemen olduğu topraklarda elini kolunu sallaya sallaya ilerlemiş.