Ana Sayfa

berlinturkbanner

berlinturkbanner

Sabriye Güler

Sabriye Güler  |  BERLIN

YAZARIN TÜM YAZILARI

"Kaliteli insan yukarı, Kalitesiz insan aşağı…"

“ KALİTE HİÇBİR ZAMAN SONA ERMEYECEK BİR SEYAHATTİR. “
Tom Peters

Gençlik güzeldir, her şeye enerjin yeter, kolay yorulmazsın, kolay hasta olmazsın, olsan da kolayca atlatırsın, gezersin tozarsın, dinlenirsin. Çalışır çabalar bir sonuca varırsın, didinir durursun, güçlsündür çünkü. Vucut direncin yüksektir.

İşte bu süreç uzun sürmez, taaa ki yavaş yavaş yaşlanmaya başlayınca vücut, artık çabuk yorulur, enerjin azalır, gücün zayıflar vesaire vesaire vesair...
Güzeldir yani ışık hızında geçip, ağır adımlarla giden bir ömür sürersin... Emekli olursun, olursun ki, tüm gençliğin yorgunluğunu, huzurlu bir dinlenme ile geçirmek için uğraşırsın. Hayallerin hep sağlıklı ve huzurlu bir yaşam sürmek içindir.

Öyle çok bir şey de istemezsin, kendine kabuğuna, çekilecek kadar kazanç, boş zamanlarında bir iki gezi, keyifli olabileceğin bir kaç etkinlik, hoşsohbet ve bereketli sofralar hayal edersin... Çoluk çocuk da kurtarmıştır kendini!

Bizim emekli, ahhhh bizim emekliler, Fethiye'de, Bodrum'da, Marmaris'de gözlemlerdim, muhteşem koyların, harika denizinin, lezzetli balıklarının tadını İngiliz yaşlıları çıkartırdı. Nezaketli, kibar insanlardı ama Fethiye'nin kaymağını bir güzel yerlerdi. Paraları ile elbette!

Antalya'nın tadını Ruslar, Almanlar, İngilizler, Fransızlar yine onların özellikle yaşlı emekli takımı bir güzel çıkartırlardı, hala da bir güzel misler gibi yaşıyorlar, onlarda aynen paraları ile elbette!

Ruslar, Akdenize indiler, Akkuyu Nükleer Santrali vasıtasıyla elbette. Burada bir dolu Rus aile yaşıyor, Taşucu/Silifke/Aydıncık/ civarı yoğunlukla... Güzel ve düzgün insanlar Ruslar, yaşam kalitesi nasıl olur, insan nasıl güzel ve düzgün yaşarın örneğini veriyorlar Allah için...

Bu örnekleri çoğaltarak anlatabiliriz. Mesela Araplarda Karadeniz'i çok seviyorlar, onlar da oranın tadını, keyfini, bereketinin güzelliğinin doyasıya yaşıyorlar.
Onlarda paraları ile elbette!
Ülkeme döviz giriyor yaaa! Binlerce kez şükürler olsun!

Olsun olsun da yaaa benim kendi Türk yurttaşım, Türk emeklisi... İşte zurnanın zırt dediği yer de oooo zurt mıydı yoksa, yazı yazarken insan şaşırır veriyor aniden o muydu bu muydu diye?

Kendi yurdumda, kendi vatanımda sefil bir emeklilik hayatı, kendi vatanımda emekliliğin tadını çıkartamamak, ne acı bir şeydir bilir misiniz?
Çünkü emeklimizin hali içler acısı, alım gücü, dayanma gücü hergeçen gün daha da düşüyor.
Pazarda marketlerde en ucuzun, en düşük fiyatlı ürünün peşinde koşuyor. Ölmemek için yaşıyor, bir de evi yoksa o daha da korkunç bir hal alıyor.

Yaşam kalitesi diye bir şey kalmıyor. “ KALİTELİ İNSAN YUKARI DOĞRU, KALİTESİZ İNSAN İSE AŞAĞI DOĞRU GELİŞİR. “ Böyle demiş Konfüçyüs
Kalitesiz bir yaşam insan da kalite bırakır mı? Bence bırakmaz!
İnsanlığın gidişatı da kalitesizliği yaşıyor, o da ayrı bir konu. İnsanlık gittikçe kötüye gidiyor. Emperyalist haydutluğa, saldırganlığa, acımasız sömürüye, gelir dağılımındaki uçuruma, LGBT dayatmasına ve Çevrenin yıkımına, doğanın katledilmesine seyir halindeyiz cümleten.

Dünyanın bize yansıması da bu gerçeklerden payını alıyor daha da katmerliyor sorunlarımızı... En çok da dar gelirli ile emekliyi vuruyor bu durum…
Roman şarkıcısı Kobra Murat'ın şarkısında bile var. Kalite kalite, marka marka…

Yakadan paçaya Ay gibi yanıyor
Güneş gibi parlıyor'
Yıldızlar bile çatlıyor.
Kalite kalite marka marka

Arkadaşlar bu işin şakası yok, emeklinin hali harap, içler acısı…Yakadan paçaya akılyor valla...