Uçurumun kenarındayım Hızır
Civan hazır Divan hazır Ferman hazır...
Ayların en güzeli, Mayıs ayı; Doğanın, bereketle kucaklaştığı, insanların üzerine akan müthiş güzel bir Doğa enerjisi...
Dört mevsimin, en güzel mevsiminin, en güzel ayıdır Mayıs ayı, herşey uyanır, çiçek, böcek, ağaç herşey...
İşçinin Bayramı 1 Mayıs, Emeğin Bayramı hepimizin özümsediği ve sevgi saygı duyduğu bir bayram. İşçi kesiminin Türkiye'deki tarihi de anlamlı olaylarla dolu, hakkını arayan işçi kesiminin, bir takım kesimlerin kullandığı sendikalara da dönüştü zaman zaman, işçiye zarar olarak geri döndü bunlar. Çok uzun geçmişi vardır, anlatmakla bitmez.
Bir dönem DİSK'e bağlı, Bank-Sen'e üye idim... İnanılmaz kazanımlarımız oluyordu. Bunun karşılığı da biz de inanılmaz efor sarf ederek çalışıyorduk. Çünkü çalışmamızın karşılığını fazlasıyla alıyorduk, sonra bankamız devlete geçince 657'e tabi olduk. Allah için devletimiz de hakkımızı veriyordu. Fakat, üç yıllık banka memuru olan benim maaşım ile otuz yıl devlette banka müdürlüğü yapan birinin maaşı aynı idi. İşte o zaman sendikalı olmanın müthiş ayrıcalığını anlamıştım. Gelin görün ki bu ülkeyi karıştırmaya çalışan gizli ellerin, kötü emperyalist uzantıların eli, işçinin hak arama taleplerine de uzandı. Karıştı her şey; sendikalar tuuu kakaaa ilan edildi, kötücül bir süreç yaşandı maalesef!
Şimdi işçiyi kullanmak için, etnik bölücüler, ipleri emperyalizmin elinde olan liboşlar, her durumdan işçiye zarar biçen kapitalistler, ne istediğini bilmeyen sosyalist gruplar, hepsi de işçiyi kullanma derdinde olunca, olan işçiye oluyor haliyle, tabi ki üretim kalitesinin düşmesine de!
Şimdi ben ne işçinin hakkının yenmesinden, ne de işçinin amacının dışında kullanılmasından yanayım... Adaletli ve hakkaniyetli olsun herşey onu isterim haliyle...
Malum günümüzün gündemi çok yoğun, işçi sınıfının hakları çok geride kalıyor.
Bugün onlara değinmek istemiyorum, bugün de pozitif bir yazı olsun.
Bizim Mayıs ayına özgü çok güzel bir geleneğimiz var. Özellikle Balkanlarda 5 Mayıs'ı, 6 Mayıs'a bağlayan gece ve 6 Mayıs günü değişik eylemlerde bulunarak kutlarız çoğunlukla... Bazı yörelerimizde özel yemekler pişirilir, bunlar geniş kaplar içerisinde yayılarak evin mutfak bölümlerinde sergilenir. Hızır'ın gelip bu yemekten tadacağına ve dolayısıyla da bereketi de arttıracağına inanılır. Ne güzel bir inanma, insanlığın ümidinin olması, geleceğine umutla bakmasına yol açar.
Kul sıkışmayınca, Hızır yetişmezmiş... Yetiş yaaa Hızır da deriz. Hızır'ın eli değmiş de denilir. Halkın sıkıntılı dönemlerden , bunalımlardan kurtulmak için başvurduğu bir dilek kapısıdır, Hızır.
Tüm insanlık ve ülkem adına, dünyanın daha yaşanılır güzellikler barındırması adına her gün yeni bir umutla yaşayacağı daha güzel günlerin sevincine uyanmaktır dileğimiz...
Kul bunalmayınca, Hızır yetişmezmiş!
Yetiş yaaa Hızır, dünyayı saran kötücül savaş senaryolarından; KURTAR BİZİ!